9 Aralık 2010 Perşembe

KURAN OKUMA ADABI

Kur'an okuma adabı için bazı kurallar

1. Abdest almak. Abdestsiz okunabilse bile bu durum hoş görülmemektedir. Hayız, nifas ve cünüp iken, dua ayetleri hariç kesinlikle okunmaz.

2. Mümkünse kıbleye dönmek...

3. Temiz bir yerde olmak. Hamam, lavabo, haram işlenen, oyun oynanan, içki içilen mekânlarda Kur'an okunmaz.

4. Elbisenin temiz olması. İdrar, kan, pislik bulaşmış bir elbiseyle Kur'an okunmaz. Boyalı veya çamurlu iş elbiseleri olanlar için bir sakınca yoktur.

5. Euzu besmele ile başlamak.

6. Okurken esnediğimizde beklemek...

7. Günün her vaktinde mümkün olmakla birlikte, şafak ve gece vakti okumak daha bereketlidir.

8. Bulunduğumuz yerde gürültü veya başka bir program varsa ya sessiz okumalı veya ertelemeliyiz.

9.  Mümkünse oturarak okumak... Ancak ayakta, yürüyerek, yatarak, vasıtada okumanın da bir sakıncası yoktur, üstelik bunun farklı bir güzelliği de vardır.

10.  Sesimizi güzelleştirerek, gülmekten ve laubali hareketlerden kaçınarak okumak... Gereği yokken yüksek sesle okumamak.

11.  Manasını düşünerek okumak... Arapça bilmiyorsak meal ve tefsirden muhakkak okumak...

12.  Rahmet, cennet ve müjde ayetlerini okurken sevinmek, sesimizi hafifçe yükseltmek, azap ve cehennem ayetleri okurken sesi düşürmek ve azaptan Allah'a sığınmak gerekir.

13.  Tecvid kurallarına uymak, harf, hareke ve mahreçlere dikkat etmek...

14.  Kur'an okuma sona erince 'Sadakallahül azim: Yüce Allah doğru söyledi, tasdik ediyorum' demek...

15.  Okuma bitince Kur'an'ı açık tutmamak, yüksek bir yere koymak, üzerine bir şeyler koymamak...

16.  Manasını bilmediğimiz ayetlere kafadan anlamlar ve yorumlar getirmemek...

17.  Secde ayetleri okunmuşsa hemen veya bitirdikten sonra secde etmek...

18.  Duha suresinden itibaren besmeleden önce tekbir getirmek...

19.  Kalkmadan önce kısa bir dua ve Fatiha okumak...

20.  Günde en az bir sayfa da olsa mealiyle okumak, böylece Allah'la günlük bir bağ kurmak... Bundan daha büyük bir zevk ve haz duyulamaz.


                                                                          ALINTI
                                                                       (ZAHİDAN)

8 Aralık 2010 Çarşamba

"ŞİMDİ GENÇ MİYİZ?" ...

"ŞİMDİ GENÇ MİYİZ?"...
HZ.ÖMER Devlet reisi iken, her sabah "ÖLÜM VAR YA ÖMER" diye, seslenip ikaz eden ücretli bir memur tutuyor. Ancak bir gün âniden vazifesine son verilen bu memur sebebini sorduğu zaman: "Bu sabah aynaya baktığımda, saçımda sakalımda beyaz kılları gördüm. Onlar bu vazifeyi senden daha iyi yapıyorlar" cevabını alıyor.

Evet dostlar. Aynalar bizi bekliyor, bir görünelim ondan sonra karar verelim veya isterseniz bırakalım da onunla otuzbeş yaş şâiri konuşsun:
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altında mor halkalar ?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?"

"Dost acı söyler" sözünün hikmetini anlar gibi oluyoruz değil mi? Ne yapalım kabahat aynalarda değil ki... Onların bir şey ilâve ettikleri yok... Biz nasılsak sadece aynen aksettiriyorlar.Hem dört mevsim bahar olmaz yâ... Herşey gibi, güzelliklerde solacak. Zira herşeyin bir sabahı, bir de akşamı var.

Bursa'lı şâir Cenâni'nin söyleyişiyle: "Dehr içinde hangi gün gördük ki, akşam olmaya".Aslında akşamın olacağını, o kaçınılmaz saatin geleceğini hepimiz biliriz. Ama gene de gelip geçici şeylerle avunur ve kendimizi aldatıp, zihnimizi başka şeylerle meşgul etmeye çalışırız.Biz durmadan değişen, ama etrafındaki şeylerin de durmadan değişmesinden yakınan insanlar olarak kendi bencilliğimiz içinde her şeyi unutuveriyoruz.J.J. Rousseau'nun deyişiyle "Yeryüzünde herşey devamlı bir akış halindedir.Hiç bir şey kararlı ve kesin bir şekilde muhafaza edilemiyor ve dışımızdaki şeylere karşı duyduğumuz sevgiler de, ister istemez onlar gibi geçiyor, değişiyor."

Tiryakisi olduğu ve zararını bildiği halde elindeki sigarayı son dumanına kadar yudumlayan insan, hayrettir ki, aynı titizliği sayılı nefeslerden örülü gençliğine gösteremiyor. Herhalde gençliğimizi parayla satın almadığımız için kıymetini tam takdir edemiyoruz. Halbuki hayatta insanın başına bir defa gelen gençliğin sıhhat ve boş vakit gibi ne büyük bir nimet olduğu, ancak elden gidince anlaşılıyor.

Öyleyse yolun neresinde olup olmadığımızı anlamak için, yazımızın başındaki "ŞİMDİ GENÇ MİYİZ?" sualine hemen cevap aramaya başlayabiliriz...Asrın doktorunun günümüz gençliğinin hastalığına uzattığı reçetede: "Gençlik damarı akıldan ziyâde hissiyâtı dinler.His ve heves ise kördür. Âkıbeti görmez. Bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih eder" yazılıdır.

Bunu bilmezlikten gelmek, tedavi ve teşhiste mutlaka yanlışlıklara sebebiyet verecektir. Evet bu çağda, bu yaşta, uğruna "ebedilik" yeminleri edilmiş nice sevgiler ve sevgililer vardır ki, kısa bir müddet içinde arkasında bir ümit ışığı, hattâ titrek bir pırıltı bile bırakmadan sönüp tükenmiştir. "Hakikî zevk ve elemsiz lezzet, yalnız îmanda ve îman ile olabilir" sırrınca, gençliğini kıymetsiz şeylerin peşinde harcamayanlar, yapraklar gibi rüzgârlara oyuncak olmaktan kendini koruyanlar ve gençlikten ihtiyarlığa gün çalmış olan bahtiyârlar, Efendimizin (s.a.v) "Gençlerinizin en iyisi, temkinde ve sefahatlerden çekinmekte ihtiyarlara benzeyenlerinizdir." şeklindeki mübârek sözlerine mazhar olmuş demektirler.

Her şey gibi, gençlik sermayesi de, sarfedildiği yere göre kıymet kazanacaktır.Çok kısa zaman misafirimiz olan gençlik nimetini iyi değerlendirebildiğimiz takdirde, onunla ilerde ebedî bir gençlik kazanabileceğimizi bütün ilâhi fermanlar ve peygamberler haber vermektedir.

DAHA NE DİYELİM DOSTLAR..

                                         ALINTI
                                                 (ZAHİDAN)


6 Aralık 2010 Pazartesi

HİCRİ YILINIZ MÜBAREK OLSUN

MUHARREM AYI

MUHARREM AYI'nin 1. ci günü icin ibadetler:
Oruclu olmak Muharrem ayinin  1'den 10'na kadar 10 gün oruc tutmak faziletli ibadetlerdendir. Bunu tutamayanlar 8, 9 ve 10. günlerde oruc tutmaya calissinlar. Bu ayin Persembe, Cuma, Cumartesi günlerinde pespese oruc tutulursa 900 senelik nafile oruc sevabi verilir.
her birine besmele cekerek 1000 Ihlâs-i şerif okunur (umulurki bu âlemden  kul borcu ile Cenab-i Hakka gitmeyecektir) Aksam ile Yatsi arasi,2 rek'at nafile namaz kilinir
Niyet"Ya Rabbi, bizi yetistirmis oldugun bu seneyi hakkimizda mübarek kilman; afv-i ilâhine, feyz-i ilahine mazhar kilman; dünyevi ve uhrevi saadetlere nail eylemen icin" Allahu Ekber Her iki rek'atte 7 Fatiha-i şerife, 7 Âyetü'l-Kürsi,7 Ìhlâs-i şerif okunur.
Namazdan sonraki tesbih:
11 defa: Lâ ilahe illallahü vahdehu lâ şetike leh.Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemut.Biyedihi'l-hayr. ve hüve alâ külli şey'in gadir."
11 istigfar, 11 salevât-i şerife okunur ve Duâ edilir.
Dua'da gecmis senenin günahlarinin affi ve yeni seneye günahsiz girmek icin iltica edilir.
Tesbih namazi kilinmasida tavsiye buyrulur, Niyet 'Ya Rabbi, bu yeni senede beni magfiret-i ilâhiyene, rizayi ilahine ve hidayeti ilahine mazhar eyle.Yeni acilan amel defterimi riza'yi ilahine muvafik amel ile doldurmayi bana nasip eyle.
Beni gadab-i ilahine dûcar edecek amellerden muhafaza buyur.'  Âmin
MUHARREM AYI DUASI 
  

http://img198.imageshack.us/img198/9597/muharremayiduasiinf6.jpg
Peygamberimiz buyuruyor ki: ”Kim Aşure günü Müslümanlardan on kişiye selam verirse, bütün müminlere selam vermiş olur.” [1]

Peygamberimiz buyuruyor ki: ”Kim Aşure günü zerre kadar bir sadaka verirse, Allah ona Uhud dağı kadar sevap verir, o sevabı kıyamet günü mizanında bulur.” [2]
[1]-[2] Mecma-ul Adab
 
 Bu ayda istiğfar etmeyi çoğaltmak tavsiye olunmaktadır.
Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 365.


ALINTI
(ZAHİDAN)
 

ÇOCUK EĞİTİMİ

Çocuk eğitiminin 20 altın kuralı

Küçük demeyin, terbiye beşikten başlar.

Hata, kızarak değil, öğreterek düzeltilir.

Öğretmediğiniz bir şey dolayısıyla yanlış yaparsa ona kızmayın.

Düşüncelerinizi, inandırarak benimsetin.

Yaşasanız da aile içindeki geçimsizliği, çocuğa yansıtmayın.

Her kötü hareketine, her seferinde göz yummayın.

Tutarlı olun. Aynı harekete bir iyi, bir kötü demeyin.

Çok sertlik gibi, çok şefkat de zararlıdır, unutmayın.

Ne olursa olsun, hiçbir zaman onlara yalan söylemeyin.

Sözünden çok, yaptığına değer verin. Bunu hissettirin.

Çocuğunuzun karşısında kararlı olun.

Onun yanında başkalarını çekiştirmeyin. Terbiye budur!

Terbiyeden anne ve baba mesuldür, bunu sakın unutmayın!

Verdiğiniz sözden kesinlikle dönmeyin. Ne olursa olsun.

Söyleseler bile, onları asla yalan söylemekle suçlamayın.

Arkadaşlarına karşı kibirlenmesine göz yummayın. Önüne geçemezsiniz.

Başkalarına yardım etmeyi öğretin, bunu göstererek yapın!

Onu sabırlı olmaya alıştırın. Bu onu olgunlaştırır.

Her isteğini yerine getirmeyin.

Kalbine Allah ve Resulünden daha üstün bir sevgi koymayın.
                                                                                 

                                                                             ALINTI 
                                                                         (ZAHİDAN)

3 Aralık 2010 Cuma

BİR ŞİİR

Gönül verme dünyaya
Sakın girme harama
Hakkı seven aşıklar
Hep helalden yemişler
Dünya benim diyenler
Cihan malın alanlar
Akbaba kuşu gibi
Haramlara dalmışlar
Hoca Ahmet bilmişsin
Hak yoluna girmişsin
Hak yoluna girenler
Cemalullahı görmüşler
                    A.YESEVİ

GÜZEL SÖZLER

"Atalarının dindarlığı ile kurtulacağını sananlar,
babalarının yemesi ile doyacağını zannedenler gibidir."
İmam-ı Gazali
 
"Yaşanmayan yolda ölünmez ki."
Muhammed İkbal
 
"Ölenlerin ardından; onlar için değil,
onların iyiliklerini tekrar yaşayamayacağımızdan
kendimiz için ağlarız."
Kübra Sezer
 
"Bizim olanları çok az düşünürüz,
olmayanları ise daima."
Schopenhaur
  
"Korkaklar, hayatı sadece seyrederler"
Nietzsche
                                   alıntı
                                     (gönülerleri)